1978 yılında Denizli’de doğdum. Babam idealist bir  resim öğretmeniydi  ve çocukluk yıllarımda atölye  yaşamıyla, renkler ve boyalarla tanıştım. Bunların  yanı sıra, aynı zamanda orta okul yıllarında  resim öğretmenim de olan babam sayesinde modelden çizim çalışmalarımı da geliştirdim. Sonraki yıllarda babam ve kardeşimle birlikte büyük boy poster ve portre çalışmalarına katıldım.

Sanatsal resme olan yeteneğim  ilkokul yıllarındaki  resim öğretmenim sayesinde fark edildi  ve Güzel Sanatlar Fakültesi’ne kadar uzandı.

2002 yılında Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldum. Üniversitenin atölye çalışmalarında  akrilik, yağlıboya ve suluboya tekniklerinde tuval ve kâğıt üzerine, özgün baskıda ise gravür ve linol baskı tekniklerinde pek çok pratik ve çalışma yaptım. Kendimi hem pratik hem de zihinsel üretim açısından disipline ettiğim üniversite yıllarımda sanat yaşamına önem veren hocalarım sayesinde resme olan tutkum ve ilgim de çok arttı.

2009 yılında kardeşimle kurduğumuz 2a Sanat Atölyesinde resim ve heykel çalışmaları yanı sıra sahne tasarımları da yaptım. Yurtiçi ve yurt dışında çeşitli resim uygulamalarım oldu. 2012 yılında piyano sanatçısı Ekaterina Senegina ile evlendim ve 2016 da kızımız Anastasiya doğdu.  2013 yılında sanat hayatıma devam etmek için Resim Heykel atölyesini kurdum ve çalışmalarıma kendi atölyemde devam etmekteyim.

Resimlerimde, yaşamımda oluşan pozitif duyguların ruh hallerinden oluşan  serüvenler oluştu. Eşimin yaşamından etkilendiğim dönemde, klasik müziğin  hayal dünyamdaki yansımalarından müzisyenlerin hislerini yakalamaya çalıştığım suluboya çalışmalarım oldu. Suluboyanın romantik etkisini klasik müziğin evrensel ruhuyla  birleştirdim  ve duyguların, hislerin öne çıktığı eserler  oluşturdum.

Mutlu ve romantik bir yaşamın etkisiyle kendi dünyamdan  estanteneler oluşturuyorum. İçlerinde sevgi, heyecan, özlem, gizem ve sırların olduğu dünyalar hayal ediyorum. Bir araya getirirken tedirgin olmadığım kontrast ve güçlü renklerin  beraberliğini seven bir anlayışa sahibim. İçlerinde  sürreal izlerin olduğu pirimitif  anlatımlar, fırçanın ve boyanın yaşadığını hissettiren emprestyoniz izler var. Her resmin  bir ruhu ve hikayesi var , raslantısal sonuçlar değil duygunun ve ruhun yansıması  olarak oluştuğunu düşünüyorum. Hayal dünyasında bir gerçeklik  arar gibi hikayenin içinde yaşadığımı hissediyorum  ve  gözlerimi açtığımda  geriye çekilip bakıyorum hayalle gerçek arasındaki bağlantıya. Fırçanın ve boyanın  gerçek hale getirdiği bir dünya gibi benim yaşamım, içindeki romantik ruhla, mutlulukla yaşıyorum hayatı .

 

SERGİLER

02-22 Ekim 2015                           Art Park Galeri – Antalya

17-29 Kasım 2015               16.Uluslararası Antalya Piyano Festivali, Antalya Kültür Merkezi

16-31 Ekim 2016                 Antalya Müzesi Sergi Salonu –Antalya

23 Ocak / 3 Şubat 2017      Kuğulu sanat galerisi Ziraat Sanat –Ankara

23 Ekim / 3 Kasım 2017      Vakıfbank Genel Müdürlük Sanat Galerisi – Ankara

 

KATILIMLAR

  1. Uluslararası Sanat Köprüsü Suluboya Bianeli 2015 – Saint Petersburg – Rusya

 

ozgurakti.com

info@ozguraktisanat.com